Beşiktaş’ta Valerien Ismael’e Ersin Destanoğlu tepkisi! ‘Açıkla biz de bilelim’

Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig’in 6’ncı haftasında Başakşehir’le karşı karşıya geldi. Vodafone Park’ta oynanan müsabakayı konuk takım 1-0 kazandı. Karşılaşmanın ardından spor yazarları değerlendirmelerde bulundu. Duayen isim, Valerien Ismael’in Ersin Destanoğlu’nun yedek kulübesinde bekletilmesine tepki gösterdi.

İşte Beşiktaş – Başakşehir maçı hakkındaki değerlendirmeler…

GELDİ, GÖRDÜ YENDİ / ATTİLA GÖKÇE

Başakşehir’e alkış borcumuz var. Avrupa’daki tüm maçlarını yenilmeden geçip Beşiktaş’ın önüne geldiklerinde Vodafone’u kendi evleri gibi kullandılar. Geldiler, yendiler ve döndüler.
İlk yarıda topun sahibi onlardı: (39/61)… Ancak bu sahiplik, isabetli şut anlamında o kadar parlak değildi. Koca maç boyunca tek isabetli şut attılar. O da Traore’nin ayağından gol oldu.

Beşiktaş’a bakarsak… Takımın en dinamik en etkili hattını oluşturan Nkoudou, Weghorst ve Muleka lig başından beri en kötü günlerini yaşadılar. Nkoudou… Topla her buluşmasında çabuktu ama ne etkili bir pas verebildi ne de ayağına gelen yüzde yüzlük fırsatları değerlendirebildi. Muleka deseniz o da kale ağzında iki kafa vuruşu yaparken golcü kimliğiyle değil topu kornere çelen stoper (!) haliyle göründü. Evet, hızlıydılar, hareketliydiler ama verimli olamadılar. Bu üçlünün içinde en talihsiz adam Weghorst’tu. Takımına katkı için örnek sorumluluk gayretleri sergileyen Holandalı, Duarte ve Ndayishimiye’nin kucağında itiş-kakıştan, markajdan bunaldı. Dahası Başakşehir’in baskılı oyunu nedeniyle Beşiktaşlı oyuncular da kale ağzında top bekleyen arkadaşlarına iyi servis yapamadılar.

Bilinen nedenlerle oynayamayan Ghezzal ve Josef de Souza bu maçın en çok aranan oyuncularıydı.
Başakşehir’in attığı gol, kaptan Necip’in maç boyunca sıkça tekrarladığı kötü paslardan belki de en kötüsüyle geldi. Keny, Necip’in ayağından çıkan “yavaş” topu alıp Traore’ye attı. O da Emre’nin solundan usta işi bir vuruşla skor tabelasına yazdı.
Dramatik bir durum. Günümüz futbolunda oyunu kurma işinin usta savunmacılara verildiği, en başarılı takımlarda oyunun senaryosunu yazanların savunmacılar olduğu bir dönemde Beşiktaş’ın dünkü makus talihini yazan adam Kaptan Necip oldu. İyi niyetle beceri her zaman uyumlu olamıyor. Maalesef.

Elbette bu yenilginin tek sorumlusu Necip değil. Teknik direktör Valerien Ismael de oyunun akışına doğru ve radikal hamlelerle yön verebilirdi. Yapamadı. Örneğin Weghorst-Cenk Tosun ikilisini ikinci yarının başında buluşturup rakip kaleye çift santrforla daha erken yüklen yüklenebilirdi. 
Orta alanda Salih, Beşiktaş’ın oyuna da sonuca da isyan eden en duyarlı oyuncusuydu.  Maç ve antrenman eksiği olmadan Demirspor’dan gelen Tayyip Talha pekala ilk 11’de başlayabilirdi. Aynı biçimde Tayfur Bingöl’ü de baştan oyuna sürebilirdi Ismael. Başakşehir’in baskısına ve pas trafiğine karşı “tepki” oyunuyla hareketli ve daha yüksek tempolu bir mücadele sergileyen Beşiktaş, yeteri kadar duran top da kazanamadı. Böylece gol şansı da minimuma indi.

Başakşehir, yıllardan beri kulüp ilkeleriyle oyuncu seçimi ve oynatılması konusundaki gelenekleriyle Süper Lig’de farklılık yaratan bir ekip. 
Dün de yerleşik anlayışlarını hiç değiştirmeden, topu bol pasla üçüncü bölgeye taşıyıp orada oynamaları önemliydi. O yüzden bol fırsat yakaladılar ve sadece birini kullanıp kazandılar.
Emre Belözoğlu ve Valerien Ismael, gerginlikleri, kontrolsüz hareketleri ile Halil Umut Meler’den gerekli kartları gördüler. 
Ismael’in sarı kartın üstüne hakemi alkışlaması da kaçınılmaz biçimde kırmızıya davetiye çıkardı. Bu tablolara bakıp hakemlere keskin demeçlerle yüklenmenin de anlamını yitirdiğini kabul edelim.

KARTAL’I DA VURURLAR / BİLAL MEŞE

Bu oyunun yerleşik kuralları vardır, şartlar ne olursa olsun, savunmanızı sağlam tutacaksınız. Artı bir kritik yerde oynuyorsanız, atacağınız her pasın hızını iyi ayarlayacaksınız! Aksi taktirde yenilmezlik unvanınız kuş misali uçup gider!
Kaptan Necip’in pası kısa düştü, top döndü, Traore, Keny’nin asistine iyi yanıt verdi, Emre’nin kapadığı köşeden topu filelere gönderdi. Tamam Kaptan Necip hata yaptı,  kahroldu oyundan alındı! Peki kaleci Emre’ye ne demeli? Traore öyle sert bir şut atmadı, yani Emre’nin çıkarabileceği bir pozisyondu bana göre. 

Şimdi iki haftadır asıl kaleci Ersin’i Valerian’ın yedeğe çekmesinin nedenini de açıkçası merak ediyorum! Asıl sorgulanması gereken o direkler arasıdır, orada belli ki bir sıkıntı var!
Niye Ersin yedekte arkadaş, formsuz mu, bir yanlış mı yaptı? Açıkla da biz de bilelim, Emre yetenekli geleceği var, ama tecrübesiz, yediği golde ve duran toplardaki çıkışlarına bakın ne demek istediğimiz anlaşılır.

Maçın uzatma dakikaları dahil, şöyle bir kantara çıkaracak olursak, her ne kadar istatistikler yani topla oynama yüzdesi Başakşehir’i işaret etse de, oyunun kontrolü, üretim Beşiktaş’ın lehine idi. Demem o ki, sürekli takım savunmasını öne çıkaran konuk takımın golün dışında bir pozisyonu yoktu. Topla oynama yüzdesi sizi yanıltmasın, kendi sahasında ayağa paslarla Kartal’ın presini durdurmaya çalışan Başakşehir, bu anlayışında başarılı olduğunu da söylemeden geçemem. Özellikle savunmada Leo Duarte müthiş bir performans ortaya koydu.

Peki, ya Beşiktaş? Hadi Salih’in bir şutunu Volkan güçlükle çeldi, ya N’Koudou’nun yakaladığı iki net pozisyona ne demeli? Birini atabilse maçın rengini değişirmesi işten bile değildi! Kartal’ın sağ beki, özellikle geçtiğimiz sezon o kulvarı koridora çeviren Rosier’deki düşüşü anlamakta zorlanıyorum! Sanırım Ghezzal’ın olmayışı  onu negatif etkilemiş, o yok, Rosier’de yok! Redmonda ayağının tozuyla ikinci yarıda oyuna girdi, buna karşın iyi bir kanat oyuncusu olduğunu da kanıtladı.
Kuşkusuz pas ve prese dayalı oyun Kartal’ın en büyük özelliğidir… Apoletlerindeki bu farkındalığı maç süresince uyguladı Kartal. Ne var ki, o duvardan örülü rakip savunmayı sadece N’Koudou ile iki kez aşabildiler, onu da gollerle taçlandıramadılar, hucüma çıkarken, yapılan top kayıpları Kartal’ın oyun anlayışını terse çeviren diğer bir faktör. Eeee , ‘ava giden avlanır’ benzetmesi tam da Kartal’a göre!

FIFA Kokartlı hakem Halil Umut Meler, özellikle faullerde çifte standart uyguladı, onun bu anlayışı İsmael’i de çileden çıkardı, kızardı! Onun bu isyanına sonuna kadar katılıyorum, Cenk Tosun’a yapılan bir faul var, var da verecek hakem nerede! 
Meler mi, güldürmeyin Allah aşkına, kokartıyla, yönetimi ters orantılı!

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.