Bülent Korman: Herkes bu düzenin sürekliliğine ‘bir yerinden’ bağlanıyor – Diken

03.02.2026 – Yaşamak dediğimiz olgu, artık bir performans grafiği.

Düzen ve Hayat Arasındaki Bağ

Eğer artık kimse memnun değilse, bu düzen neden hâlâ sürüyor, diye kendine sormadan edemiyor insan. Kimse tek başına sorumlu değil; ama herkes bu düzenin sürekliliğine ‘bir yerinden’ iyice bağlanıyor.

Böylece hayatın ritmi büyük kararlarla değil, ritüellerle kuruluyor:

Sabah alarmıyla, ayakta içilen kahveyle, işe yetişmek için ya da istenmediği şeyleri işitmemek için kapatılan haberlerle.

Artık bu küçük hayat düzeninin üstüne, bir de küresel bir yönetim dili örtülüyor.

Davos salonlarında parlatılan, rapor sayfalarında çeviri kokan türedi kelimeler, “Büyüme olmadan iyileşme olmaz” diye tekrarlanan kasıtlı bir dil.

Sonunda, insan kendi hayatını da bir proje gibi yaşamaya başlıyor:

Tekno-kapitalizmin elinde ve de dilinde, ölçülebilir, hızlandırılabilir, optimize edilebilir bir varlık.

Yaşamak dediğimiz olgu, artık bir performans grafiği.

Herkes bir ihtimalin peşinde koşturuluyor; Startup vb, kolektif bir üretme tahayyülünün değil, bireysel kurtuluş masalının adı hâline geliyor.

Oysa belki yapılacak hareket bunun tersi. Bu ritim yanlış demek. Ona uymamak. Sistemin, ‘uyumlu kalmama’ tehditkâr suçlamalarını, ‘normal’in başına bir ‘yeni’ ekleyip ‘değiştiriyormuş’ gibi yaparak statükonun devamını reddetmek.

Dünyayı yanlış bir rotada, feci bir çarpışmaya doğru sürükleyen otomatik pilottan çıkmayı denemek.