Kobanê’de Elektrik ve Su Kesintileri Uluslararası Endişeye Yol Açıyor
Kuzey ve Doğu Suriye’nin direniş kentlerinden Kobanê’de devam eden elektrik ve su kesintileri, uluslararası toplumda büyük endişe yaratıyor. Sanatçılar, gazeteciler, aktivistler, hukukçular ve kolektiflerden oluşan 100’den fazla kişi ve kuruluş, Türkiye’nin sınır ötesi politikaları ile Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) saldırıları ve fiilî işgali arasındaki bağlantıya dikkat çeken bir ortak açıklama yayımladı.
Bu açıklama, Heidelberg merkezli Dis/kontinuitäten kolektifinin öncülüğünde başlatılan uluslararası bir çağrı sonucunda oluşturuldu. Avrupa, Türkiye ve Kürdistan’dan birçok kişi ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşen bu ortak irade, barış delegasyonu olarak adlandırılarak kamuoyuna seslendi.
Açıklamada, Kobanê ve çevresinde elektrik altyapısının devre dışı bırakılmasının ve su kaynaklarına erişimin engellenmesinin uluslararası insancıl hukuka açıkça aykırı olduğu vurgulandı. Bildiriye imza atan kişi ve kuruluşlar, bu uygulamaların sivillerin temel yaşam haklarını sistemli bir şekilde ihlal ettiğini belirtti.
HTŞ’nin bölgedeki askeri saldırılarının ve fiilî kontrol alanlarını genişletmesinin yanı sıra özyönetim bölgelerini hedef aldığının altı çizilirken, altyapının tahrip edilmesi ve yaşam kaynaklarının kesilmesinin çatışmanın askeri boyutunu aşarak kolektif cezalandırma pratiğine dönüştüğü belirtildi.
“Elektrik ve suyun kesilmesi modern savaş hukukunda açıkça yasaklanmış bir yöntemdir. Kobanê halkının yaşam kaynaklarından yoksun bırakılması, sivilleri hedef alan bilinçli bir politikadır” ifadelerinin yer aldığı açıklamada, Türkiye’nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunuldu.
Barış delegasyonu adına yayımlanan açıklamada, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve diğer ilgili uluslararası kurumların HTŞ’nin Kobanê çevresindeki saldırılarını bağımsız bir şekilde soruşturmasını ve müdahale etmesini talep etti. Ayrıca sivil altyapının hedef alınmasının savaş suçu olarak değerlendirilmesi ve bu uygulamalara son verilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, Kobanê’de yaşananların ana akım medya tarafından görmezden gelindiği ve bu durumun haber alma özgürlüğünü olumsuz etkilediği de belirtildi. Uluslararası basın kuruluşları ve insan hakları örgütleri bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmeye çağrılırken, hükümetlerin “güvenlik” gerekçesiyle sivillerin yaşam hakkını askıya alamayacağı vurgulandı.
Açıklama, derhal müdahale edilmemesi halinde bölgede daha ciddi insani sonuçların kaçınılmaz olacağı uyarısıyla sona erdi.
Çağrıya Yanıt Verenler:
- Alexia Cinkilic
- Aleksandra Kalisz
- Arin Diren
- Avesta Dilanar
- Azat Baykara
- Aylin Gökmen
- Bahar Kocabey
- Barış Balseçer
- Barış Seyitvan
- Berrin Shemdin
- Berbang Hilat
- Bêrîtan Yaşar
- Can Abi
- Cebrail Oruç
- Ceren Yol
- Deniz Örün