Enver Karagöz, Kazım Köroğlu ve İsmail Yavuz: Bu gelenek bitmeyecek

Enver Karagöz, Kazım Köroğlu ve İsmail Yavuz: Bu gelenek bitmeyecek

“`html

Devrimci Öğretmenlerin Anıları: İsmail Yavuz’un Mücadelesi

Kemal IRMAK, “Bu şiirler insanı deli divane eder!” diyerek, devrimci öğretmen Enver Karagöz’ün kızı Ceren hakkında kaleme aldığı duygusal şiirinde, “Babama doyamadım, bana hiçbir masalı sonuna kadar anlatamadı” ifadelerini kullanıyor. Ceren, babasının cenazesindeki sözleriyle bu hasreti dile getirdi.

Enver Karagöz, hem devrimci bir öğretmen hem de düşünceli bir şairdi. Mitinglerde sıkça Nâzım Hikmet gibi şairlerden alıntılar yaparak düşüncelerini ifade ederdi. Bu yüzden, cebirsel düşüncelerinin peşine düşenler, onu susturmak amacıyla fiziksel işkencelere başvurdular. Bu durum, onun ruhunda derin yaralar açtı.

Enver, TÖB-DER gibi kuruluşlarda insanlık için mücadele veren bir figür olarak tanındı. Ancak, yaşadığı işkencenin ardından 2007 yılında hayata veda etti. Son nefesine kadar mücadele etti; özgürlük ve dayanışma şiarıyla hareket etti. Arkadaşı Müslüm Şahin’in “İHTİYAR” şiiriyle hatırladığı Kazım Köroğlu da onun gibi bir devrimci öğretmendi.

Kazım Köroğlu, Türkiye’nin eğitim alanında aydınlatıcı bir isim olarak biliniyordu. Devrimci öğretmen kimliği, ona “Tavizsiz devrimci” unvanını kazandırdı. Her zaman mücadele içinde yer alan, sendikal hareketin öncülerinden biri olan Kazım, 12 Eylül faşist darbesinden sonra uzun süre cezaevinde kalarak direnç göstermiştir.

İsmail Yavuz’un anıları, devrimci bir öğretmenin ne denli önemli olduğunu bizlere hatırlatıyor. Onun eğitimi, yalnızca bir meslek değil; aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak görülüyordu. Öğrencilerine düşünmeyi ve sorgulamayı aşılayan, kalıp müfredatları benimsemeyen bir öğretmendi.

Devrimci öğretmenler, emekten, eşitlikten ve özgürlükten yana duruş sergilerler. Onların mücadelesine sahip çıkmak, bizler için bir sorumluluktur. İsmail Yavuz’un mirası, yalnızca anılardan ibaret değildir; aynı zamanda mücadele geleneğinin devamını sağlamaktır. Bugün, onların hatıralarına sahip çıkıyor ve eşitsizliğe karşı duruş sergileyeceğimizin sözünü veriyoruz.

Onlar fiziksel olarak aramızda olmasa da, hayatlarına dair idealleri ve mücadeleleri, yüreklerimizde yaşamaya devam ediyor. İsmail Yavuz’un ismi, Eğitim Sen’in ve mücadele eden tüm devrimcilerin hafızasında daima taze kalacaktır. Ne yazık ki, böyle devrimci yüreklerin kaybı; bir sorumluluğun bize nasıl devredildiğini hatırlatıyor.

Hepimiz, onların mücadelesine sahip çıkmalı ve kendi ideallerimizle büyütmeliyiz. Çünkü bazı insanlar ölmez; mücadeleye dönüşür ve nesiller boyu aktarılır. Onları saygıyla anıyor, mücadelenin alevini koruyacağımıza dair söz veriyoruz.

“`