Seyşeller: Nüfusun yüzde 10’u eroin bağımlısı olan ülke

Louise Adamou ve Chris Alcock, BBC Africa Eye

Seyşeller hükümetine göre ülkede nüfusun yaklaşık yüzde 10’u eroin bağımlısı.

Afrika kıtasının doğu kıyısı açıklarındaki 115 küçük adadan oluşan Seyşeller’de yetkililer uyuşturucu bağımlılığının bir salgın haline geldiğini söylüyor.

Durumun vehametini anlatanlar, artık cezaevinde olmanın bile bağımlılıktan kurtulmaya yol açamadığı aktarıyor.

Afrika kıtasının dört bir yanından araştırmacı belgeseller hazırlayan BBC Africa Eye ekibi ülkedeki en büyük cezaevine girerek Seyşeller’in geleceğini tehdit eden uyuşturucu sorununu inceledi.

‘Bir milleti, hapishanelerine girmeden tanımanın mümkün olmadığı söylenir’

Seyşeller’in en büyük cezaevi olan Montagne Posée Hapishanesi, bir tepenin üzerinde kurulu ve Hint okyanusu manzarasıyla çevrili.

Mahkumların bulunduğu binanın girişinde, çok sayıda kilitli kapı ve kilometrelerce uzanan dikenli tellerin arasından geçtikten sonra, duvara boyanmış, dört metre yüksekte Nelson Mandela’nın resmi var.

Kendisi de bir zamanlar mahkum olan eski Güney Afrika liderinin gülen yüzünün yanında şöyle bir alıntı var:

“Bir milleti, hapishanelerine girmeden tanımanın mümkün olmadığı söylenir.”

Mandela’nın bu sözleri, Seyşeller için de geçerli.

Montagne Posée Hapishanesi’nde görülenler, 5 yıldızlı lüks kimliğinin arkasında ülkede gerçekte olanları yansıtıyor.

BBC ekibi olarak mahkumlardan biri olan Jude Jean ile tanışmak için buradayız ama ilk etapta mahkumların “ziyaretçiler için gösteri hücresi” olduğunu söylediği bir yere götürülüyoruz.

Burası temiz ama çok sıkışık.

Üst üste toplamda sekiz yatak ve aynı odada tuvalet ve duş var. Odada özel bir alan yok.

Bu odanın hemen yakınında kirli ve harap halde bir mutfak alanı var.

Burada balık kılçıkları musluğun giderini tıkıyor, korkunç bir koku var, sinekler ziyafetin tadını çıkarıyor.

Daha sonra diğer hücrelerin bulunduğu binanın ana bölümüne gidiyoruz.

Burada karanlık çok bunaltıcı. Henüz öğle saatleri olmasına rağmen içeriye gün ışığı girmiyor.

Hücrelerin içinde mahkumlar kendilerine özel alanlar yaratmak için karton parçalarıyla duvarlar oluşturmuş. Bazıları o kadar küçük ki daha çok kafes gibiler.

Yerde kirli şilteler serili.


Hücrelerdeki alan çok küçük

 

Hücreler arasında çok fazla uyuşturucu paylaşılıyor, eroin sorunu da karanlıkta pusuda bekliyor.

Cezaevinde olmak, dışarıda olup bitene karşı herhangi bir koruma sağlamıyor.

Seyşeller artık salgın diye niteleyebileceğimiz bir sorunla karşı karşıya.

Ülke nüfusunun yüzde 10’unun eroine bağımlı olduğu düşünülüyor.

Durum o kadar kötü ki uyuşturucu bağımlısı yerlilerin yapamadığı işleri yapmak için yabancı işçiler ülkeye getiriliyor.

Hapishanede, yolsuzluğu ve hücrelere eroin akışını engellemek amacıyla Tanzanyalı gardiyanlarlar çalıştırılıyor ancak görünen o ki işe yaramıyor.

Yolsuzluk, uyuşturucu ve cezaevi

Seyşeller Devlet Başkanı Wavel Ramkalawan bile hapishanenin amacına uygun olmadığını söylüyor.

Ülkenin başkenti Victoria’da BBC’ye konuşan ve bölgede yeni bir hapishane inşa etmeyi planladığını söyleyen Ramkalawan, “Böyle bir karmaşa karşısında görevliler dahil hapishane yolsuzluk için üreme alanı haline geliyor” diyor.

Ramkalawan, ülke genelinde “uyuşturucu sorununun çok kötü olduğunu” kabul ediyor ve şöyle konuşuyor:

“Kişi başına eroin tüketiminde Seyşeller dünyada bir numara. Bu beni kişisel olarak memnun eden bir istatistik değil.”

Hapishaneye dönersek bugün ziyaret günü ve hırsızlık ile suçlanan Jude annesini bekliyor.

Jude kendine güvenen, sıcak kanlı biri ama aynı zamanda uyuşturucuya bağımlı halde.

BBC’ye konuşan Jude, “Söylemeye utanıyorum ama bağımlıyım ve bu hiç kolay değil” diyor.

Bugün ziyaret alanındaki koltuğa oturduğunda Jude’un göz kapakları ağır.

Hapishanede olmasına rağmen, o sabah eroinin yanı sıra esrar bulmayı başarmış.

 

Jude, çoğunlukla uyuşturucu alışkanlığını beslemek için on yıldan uzun bir süredir, hırsızlık suçuyla hapse girip çıkıyor.

Jude’un annesi Ravinia bununla ve başka korkunç bir trajediyle baş etmek zorunda kaldı.

Ravinia da çok sıcak kanlı bir kadın, gülümsediği zaman yüzü aydınlanıyor ve çok güzel bir kahkahası var.

Ravinia dört çocuğuna bakabilmek ve onlara iyi bir hayat sağlayabilmek için yıllarca bir fast food restoranı işletti.

Fakat eroin her şeyi elinden aldı.

2011’de Ravinia’nın en büyük oğlu Tony asılmış halde bulundu.

Tony’nin ölümünün nedeni hala bilinmiyor ama Ravinia, hayattayken yoğun bir şekilde eroin ile ilişkili olduğu için ölümünün de buna bağlı olduğunu düşünüyor.

Ravinia oğlunun intihar ettiğine inanmıyor.

‘Güçlü ol anne’

Ravinia iki çocuğunun nasıl eroine bulaştığını devamlı sorguluyor.

Bu sabah Jude’u gördüğünde yüzünde bir gülümseme beliren Ravinia oğluna, “Bana kendimi suçlamamamı söylesen de suçlamam gerekiyor” diyor.

“Seni gördüğüme sevindim oğlum” diyerek ona sarılıyor.

“Ben de seni gördüğüme sevindim anne” yanıtını alıyor.

Ravinia bize dönüp, “Bana yalan söylese de konuşuyoruz, arkadaşız” diyor.

Ancak ikisinin de hissettikleri çok vakit geçmeden ortaya çıkıyor.

Ravinia ağlamaya başlıyor, Jude ise kendi gözyaşlarını silerek, “Güçlü ol anne, güçlü ol” diyor.

Ravinia, “Artık hiçbir şeyimiz yok. Bulduğu her şeyi alıp uyuşturucu için sattı. Bir keresinde evdeki çarşaflarımızı bile almştı” diye anlatıyor.

Jude ilk cezaevine girdiğinde Ravinia biraz rahatlamıştı ancak bu çok uzun sürmedi, oğlunu “suçlular için bir okula” gönderdiğini anladı.

Değişim vaadi

Ravinia, oğlunun uyuştucu bağımlılığını karşılamak zorunda kaldığını, yoksa satıcıların evine gelip oğlunu öldürmekle tehdit ettiğini anlatıyor.

Jude, böyle bir anneye sahip olduğu için şanslı olduğunun farkında.

“Yanımda olduğun için teşekkür ederim anne. Senin orada olduğunu bildiğim için daha iyi bir insan olabileceğime inanıyorum, daha iyi olmak istiyorum.”

Ravinia ise gözyaşlarını silerek, “Çok geç kalmadan daha iyi ol” diye cevap veriyor.

Cezaevi, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için kolay bir yer değil, ama imkansız da değil.

Eroin bağımlılığını tedavi etmek için kullanılabilecek özel bir destek programı ve metadon programı var ama Jude’un bunu kendi talep etmesi gerekiyor.

Metadon, dışarıda da herkese ücretsiz bir şekilde sunuluyor.

Victoria kentinde her sabah, yanında bir dağıtım penceresi olan beyaz bir minibüs, her kesimden insanın ilaçlarını almak için beklerken uzun kuyruklar oluşturduğu şehri birkaç kez turluyor.

Eroin tarafından rehin tutulan ülkede, uyuşturucu kullanıcıları için mevcut olan tek desteğin metadon olması şaşırtıcı.

Birçok kişi için sabah dağıtılan metadon ilacı, günün ilk dozu işlevini görüyor.

Bu da çok tehlikeli çünkü metadon ile eroini aynı anda kullanmak ölümcül olabiliyor.

Detoks planı ve danışmanlığı olmadan metadon kullanmak, çoğu zaman iyileşmek için doğru bir yöntem değil.

Buna rağmen geçmişte alınan siyasi kararlar, adalardaki tüm yatılı rehabilitasyon merkezlerinin kapatılmasına yol açtı.

İki yıldır görevde olan Devlet Başkanı Ramkalawan, ülkede ihtiyaç duyulan yatılı hasta bakımının olmamasından kendinden önceki liderleri sorumlu tutuyor.

Ramkalawan, ülkede rehabilitasyon merkezi inşa etmek için Birleşik Arap Emirlikleri’nden bir hibe alındığını aktarıyor.

Eroin Afganistan ve İran’dan geliyor

Seyşeller’e eroin daha çok Afganistan ve İran’dan teknelerle geliyor.

Karaya ulaştığında, büyük ölçüde insanların evlerinin arkasında kurulan küçük doğaçlama dükkanlardan satılıyor.

İşlek caddeler, pahalı otel ve restoranlardan uzaklaşılınca uyuşturucu sorununu her yerde görmek mümkün.

Eroin’in yanı sıra kokain ve “kristal meth” ismiyle bilinen metamfetamin de kullanımı yaygınlaşıyor.

Bunlar metadon ile tedavi edilemiyor.

 

Annesinin ziyaretinden birkaç gün sonra Jude yeniden tedaviye başlamaya karar veriyor.

Jude, sağlık merkezine geldiğinde eroin almış durumda.

Metadon programına kabul edilmesi için eroini tamamen bırakması gerekiyor.

Annesi Ravinia, daha önce pek çok kez hayal kırıklığına uğramasına rağmen tedavinin bu sefer başarılı olması için dua ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir